[email protected]

EYLEM/ÇATIŞMA

Altı Ölüm Üstü Zulüm: Soma Katliamının Yıl Dönümünde Binler Soma’da Haykırdı “Madenciler Geliyor!”

Soma Katliamı’nın yıl dönümü nedeniyle DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin çağrısıyla binlerce emekçi, Soma’da bir araya geldi. Emekçiler, hiç susmayan sloganlarıyla devleti protesto etti.

16

Soma’da geçtiğimiz yıl 300’den fazla madencinin can verdiği katliamın yıldönümü dolayısıyla binlerce kişinin katılımıyla miting düzenlendi. DİSK, KESK, TTB ve TMMOB’un çağrısıyla Anadolu’nun dört bir yanından gelen emekçiler, işçi katliamlarının son bulması için yürüdü.

13

İstasyon Meydanı’nda gerçekleştirilen toplanmanın ardından başlayan yürüyüşe KESK, DİSK, TMMOB, TTB’nin yanı sıra, aralarında Kaldıraç, Aka-Der, ESP, BHH, SYKP, EMEP, Mücadele Birliği, Kızıl Dayanışma, SDP, Halkevleri’nin de bulunduğu örgütler katıldı. Alanda en çok dikkat çeken kortej ise Zonduldak’tan gelen ve sık sık “Zonguldak Soma Omuz Omuza”, “Madenciler Geliyor” sloganları atan madenciler oldu.

8 7

Katledilen madencilerin aileleri “Adalet İstiyoruz, Hesap Soracağız” yazılı pankart arkasında yürüdü.

İstasyon Meydanı’ndan Kaymakamlık ve Hükümet Konağı’na doğru gerçekleştirilen yürüyüş sırasında sık sık “Soma’nın Ateşi Sermayeyi Yakacak”, “Katil Devlet Hesap Verecek”, “Susma Haykır Taşerona Hayır”, “Kader Değil Katliam Kaza Değil Cinayet” sloganları atıldı.

10 9

“Biz kimseye karşı durmak istemiyoruz. Ama onlar bize karşı duruyorlar”

Madenci anıtından geçerek gelen kitle, Hükümet Konağı yakınına kurulan sahne önündeki yerini aldı. Program Soma’da katledilen madenciler nezdinde işçi cinayetlerinde katledilenler için saygı duruşuyla başladı. Ardından Soma katliamında oğlunu kaybeden Elmas Kaya konuşma yaptı. Konuşmasında “Biz ne hükümete ne Başbakan’a ne de Cumhurbaşkanı’na karşı durmak istemiyoruz. Ama onlar bizim karşımızda. Neden? Neden? Biz aynı Allah’ın kulu değil miyiz?” diyen Elmas Kaya kaybettiği oğlunu anarak “Ben oğlumun da bu topluluk içinde olmasını isterdim. Bize neden bunu yaptılar. Biz can değil miyiz? Oğlum can değil miydi?” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı. Elmas Kaya’nın konuşmasının ardından Soma’da katledilen işçileri temsilen 301 siyah balon gökyüzüne bırakıldı.

14 13

“Soma halkı devleti katliamdan sonra gördü. Devleti işçiye tekme atarken gördük”

Elmas Kaya’nın ardından söz alan DİSK Genel Başkanı Kani Beko işçi cinayetlerini hatırlatarak, devletin hala gerekli önlemleri almadığını ve madencilere verilen vaatlerin yerine getirilmediğini söyledi. Tüm madenlerin TKİ’ye devredilmesi gerektiğini söyleyen Kani Beko, “Bizleri her gün öldüren bu sisteme lanet olsun. Bugüne kadar Soma’ya bir çivi bile çakmayan, 301 arkadaşımızı Soma’da öldürenlere lanet olsun” dedi. Beko, Enerji ve Çalışma bakanlarının yargılanmasını istedi, “Bunlar yargılanmazsa bir gün Soma halkı ve DİSK sizi yargılayacaktır” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.

2 15

KESK Eş Genel Başkanı Şaziye Köse:  “Bu dava Türkiye işçi sınıfının davasıdır. Onun için asla peşini bırakmayacağız.” “Bunu asla başaramayacaksınız. Soluğumuz ensenizde asla kaçamayacaksınız. Sizi süpüreceğiz”.

TMMOB Başkanı Mehmet Soğancı: “Bu alana katilleri bir kez daha lanetlemek için geldik. Bu bir sistem sorunudur. Ne zamanki bu ülkede demokrasi olur, o zaman katliamlar biter.”

TTB Genel Sekreteri Beyazıt Öztürk: “Soma’da hesabı henüz sorulmamış şeyler var. Fakat bu böyle kalmayacak. Hesap sorana dek mücadeleye devam edeceğiz”

65

Konuşmaların ardından Soma Maden Evi çocuk korosu sahne aldı. Çocukların seslendirdikleri şarkıların ardından miting sonlandırıldı.

Direnişteyiz.net / İzmir

Güzeltepe’de Cemevi Görünümlü AKP Seçim Bürosu

AKP’nin senelerdir seçim bürosu açamadığı bu mahalleye nasıl bir oyunla girmeye çalıştığını, neler yaşandığını İşçi Gazetesi, Alevi Yol Kültür Derneği Güzeltepe Şube Başkanı Engin Yeşilbağ ve Genel Merkez Yöneticisi Deniz Çanak’a sordu

İşçi Gazetesi: Merhabalar, Güzeltepe’de yapılmaya çalışılanlardan başlayalım. Siz aktarın isterseniz.

Engin Yeşilbağ: Cemevi süreci.. Eskiden burada karakol vardı. Boşaldığı andan itibaren birkaç kurum almak istedi onlardan birisi derneklerden CanBir, muhtar da müracaat etti. Valilikten vermiyoruz diye yazı geldi. Verilse de ihaleyle verilecek dendi. Ondan sonra biz de hareket etmedik. Ama biz son yaşananlardan sonra karakolun bilinçli bir şekilde boşaltıldığını bilinçli bir şekilde Evrensel Alevi Bektaşi Derneğine kiralandığını düşündük. Ak parti senelerden beri burada seçim bürosu açamıyor. Çünkü halkın tepsiyle karşılaştılar. Ali İhsan Şahin diye biri var Cem Vakfını İzmir’e ilk getiren kişi, bir ara il başkanlığını da yaptı. Daha sonra araları bozuldu ve sonra Evrensel Alevi Bektaşi Derneği adında bir dernek kurdu. Oranın da başkanı oldu. Sonradan da öğr11121762_863292443744183_3192640142446856461_nendik, Ak parti İzmir il yönetim kurulundaymış. Biz ilk duyduğumuzda 29 yıllığına kiralandı diye duyduk ama sonradan öğrendik ki 6 aylığına kiralanmış. Daha sonra tekrar belediye başkanından öğrendik bu süre 3,5 yıla uzatılmış. Zaten 6 aya ya da 3,5 yıllığına cem evi olmaz. Olursa 29 yıllığına verilir,50 yıllığına verilir.

Biz bu olayı öğrendiğimizde, Ali İhsan Şahin’in kim olduğunu biliyorduk. Cem evi adı altında seçim bürosu açacaklar. Sonra cem evini kalıcılaştırıp buradaki halkı Alevileri asimile etmeye çalışacaklar. Bu adam devletin, AKP’nin ortaya koyduğu oyunda bir piyon… Adama hem eski karakolu veriyorlar. Hem 6 aylığına verip al tadilatını yap diyorlar.

Tepki göstermemiz lazımdı. Birçok insan bu durumdan rahatsızdı ama harekete geçen kimse yoktu. İlk duyduğumuzda hemen çevremize ulaştık. Sosyalist kurumlarla toplantı aldık. İlk toplantı iyiydi. 40-50 kişiydik. Oradan ortak kararla bir sonraki haftaya eylem kararı aldık. Ve eylemimizi yaptık. Çok iyi bir katılım değildi ama dışarıdan gelen çok insan vardı, yeterli çalışmayı yapamadık ama olsun. Ve biz güçlendik. Birilerinin çarkına çomak sokuyoruz. Amaç bu değildi ama bizim bir dinimiz var bir inancımız var buna karışmasınlar.

Biz ibadetimizi inandığımız gibi yaşamak istiyoruz. Birilerinin sizin inancınız şöyle değil böyle demesiyle yaşamak istemiyoruz. Şimdi adam,  burada gazeteye demeç vermiş. Bizim uygulayacağımız da Alevilik inancı diye. Elbette ki Alevilik ama hangi Alevilik. Adam şimdi diyor “ben orada kuran kursu açacağım.” Yani bizim topluma girdiğinde evleri dolaş kimsenin evinde asılı kuran yoktur. İslamiyet farklıdır Alevilik farklıdır. İslamın içinde Alevilik bulabilirsin ama Aleviliği islamın içine sığdıramazsın. Eylemden sonraki gün, annem aradı birileri geldi seni sordu dedi. Dedim “kim?” “İşte” dedi “beyaz bir taksi geldi ben kapının önündeydim. Geldi gitti” dedi. “Kim olursa olsun” diyip içeri girmiş. Kapı çalmış gelenler sormuş “sen Engin Yeşilbağ’ın annesi mi oluyorsun?” diye, böyle resmi bir dille. Annem de “evet” demiş “benim oğlum oluyor”. “Bu karakolun cem evi olması sürecinde, oğlunun çok parmağı var, çok karışıyor işlere, gençtir çocuğu var onu geri tut onunla birlikte birkaç kişiye daha yazık olur” demişler açıkça tehdit etmişler yani. Annemle konuştuk, dedim “sıkıntı etme”. “Zaten amaç bu seni tedirgin edip üstüme salmak”. “Kim olduklarını sordun mu?” dedim, sormuş. “Sen benim kim olduğumu ne yapacaksın?” demiş. Zaten bu sıradan biri olamaz. Geliyorsun şahsın kapısını çalıyorsun, adamın evde olma ihtimali yok mu? Bunu bilecek olan, annemi yalnız bulabilecek olan polis. Bu güven bir tek poliste var. Sivil olduklarını düşünüyoruz.

İG: Olayla ilgili suç duyurusu yaptınız mı?

EY: Görüştük. Tekrar suç duyurusu için ÇHD’yle görüşeceğiz. Suç duyurusunu da başıma bir şey gelirse, emniyet müdürlüğü, Evrensel Alevi Bektaşi Derneği, Ali İhsan Şahin sorumludur diyeceğiz. Bir adım geride durmalarına sebep olur diyor avukatlar.

İG: Tepkiler nasıl?

EY: Tepki herkeste var. Herkes şikâyetçi aslında… Oradan cem evi olmaz diyorlar. İnsanlar karakoldan cem evi olmaz diye bakıyorlar, bizim gibi değil. Ak parti eli olduğunu düşünmüyorlar. Adam gelip karakol değil başka bir yer alsa kimsenin itirazı olmayacak. İnsanları bilinçlendirmeye çalışıyoruz. Eylemlerden çalışmalardan sonra insanlar beni görünce soruyor artık, “ya bu olayın aslı astarı nedir” diye. Birkaç kişiyle konuştum. İnsanlara karakoldan cem evi olmaz zihniyetinden çıkarıp “bu bir asimilasyon politikasıdır”ı anlatmamız lazım. Yani yarın öbür gün bu adam 200 metre ilerde arsa alıp “ben burada cem evi yapacağım” derse karşı çıkan olmayacak. Yapılmayacak bir şey de değil. Güç bunlarda, para bunlarda… Ve biz elimizden geldiğince insanlara bunun bir asimile politikası olduğunu anlatmaya çalışıyoruz bu yüzden. Biz belediye başkanıyla da görüştük ona da söyledik. Bizim meselemiz karakolun yerine cem evi yapılması değil bunun AKP eliyle yapılan bir asimilasyon çalışması olması vurgulanmalı.

İG: Karakoldan cem evi olmaz neden deniyor?

EY: İşkence yapılmasından dolayı ve okula da yakın. Cenazeler de oluyor. Çocukların etkilenmesini istemiyorlar. İnsanlar biz anlatınca da hak veriyor Ak Parti gelip anlatınca da… Biz burada yıllarca “burada zaten bir sürü alevi derneği var niye siz de açıyorsunuz” tepkisiyle karşılaştık.  Bu tür durumlar için var işte. Biz olmadığımızda bu adam gelip burada bu insanları ikna edebilir. Olmaz diyorsun ama tek tek konuşup bu insanlara “birlikte yapalım bu işi” diyebilirdi. Ama biz onu deşifre ediyoruz. Bu dernekler, biz bunun için varız. Adam geliyor soruyor anlatıyoruz, anlatıyoruz ama burada uyuyor hepsi. Biz anlatmasak diyecek ki ne güzel cem evi açmışlar burada. Bu yüzden gerekli 10155816_864990306907730_1537964288009405929_nbizim gibi derneklerin olması. Ama Evrensel Alevi Bektaşi Derneği gerekli değil.

(gülüşmeler)

O da onların politikası için gerekli.

İG: Peki sizce bundan sonraki süreç ne olur? Çünkü bu mesele artık sadece Güzeltepe’yi değil, herkesi ilgilendiren bir konu. AKP’ nin cem evi yalanıyla mahalleye seçim bürosu açması… Büyür mü bu mesele? Büyümesi için buradaki halk, siz bir şeyler yapacak mısınız?

EY: Aslında başta cami-cem evi projeleri var. İlk olarak Tuzluçayır’da başlattıkları. Bizim dediğimiz gibi öldürülmedikçe kendimize gelemiyoruz. Sivas’ın üzerinden çok zaman geçti Alevi toplumu ayrışmaya başladı. Yeni bir katliam lazım ayaklanmamız için. Süreç belediye tarafından hukuksal zemine indi. Belediye mühürletti ama pek bir şey çıkmayacak oradan belli ki. 6 ay sonra belediye engeli kalkınca adam gidip açacak oraya cem evini. Bizim bu sürede insanlara anlatmamız lazım. Biz dedik ki gidelim o tabelayı oradan indirelim. Yapılmayacak şey değil. Ben tek başıma bile gece gider indiririm. Ama halka mal olmadıktan sonra benim yapmamı bir anlamı yok. Bunu halka mal etmek lazım, bilinçlendirmek bilgi vermek lazım… Halk gerçekten tepkisini gösterirse biz değil kendileri indirecek. Güç varsa karşısında mecburen geri adım atacak. Biz süreci devam ettireceğiz herkesi katana kadar. Sonuç alana kadar arkasındayız. Zaman gösterecek. Bana kalırsa bu iş olmaz ama halk tepki göstermezse karşısında durmazsa bir kaç kişi bir mahalleyi karşına alamazsın. 3 kişi istemiyorum dersen duramazsın. Birlik olmamız lazım. Şuan öyle bir durum yok ama… Bu mahallede bunu isteyen bir yandaşı olduğu için bir çıkarı olduğu için istiyor bunu. Bölgede CHP güçlü, ama adam CHP’den bir çıkar sağlayamayınca AKP’ye yamanmaya çalışanlar. Bunlar dışındakiler onların ne olduğunu biliyor. Halk bunun kar11070514_971890076163442_5050330423709791798_nşısında durursa, yani karakolla ilgili değil de “bu asimilasyon politikasıdır, devletin içimize sokmaya çalıştığı bir oyundur”u anlarsa olur ancak.

İG: Siz nasıl değerlendiriyorsunuz durumu?

EY: Aslında biz işe yanlış yerden başladık. Biz ilk toplantıyı yaptığımızda bir sonraki haftaya geniş katılımlı halk toplantısı yapıp mahalleyi toplamamız lazımdı ki halk katılsın sürecin içine. Biz şimdi gelenlerle oturup karar aldık. Öncelikle halkı koymamız lazımdı önümüze. İnsanlar kendi örgütlenecekti. Şimdi biz hazırladık, pişirdik milletin önüne koyduk. Ama herkes pişirseydi bu aşı biz geçen hafta değil 100 kişi 1000 kişi olurduk. Baskı çok var, adam benim evime kadar geliyor. İnsanlar bunlardan çekiniyor. İnsanlara bunları kırdırmak lazım… Şimdi üzerimde aile baskısı var. Ama toplum genel olarak böyle. Bunun işe yarayacağını biliyorlar ve uyguluyorlar. Dava gerçekten sahipleniliyorsa bunların düşünülmemesi lazım…

İG: Eklemek istediğin bir şey var mı?

EY: Hayır yok.

İG: Siz de genel merkez yöneticisisiniz, söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Deniz Çanak: Aslında başkan süreci baştan sona anlattı. Ek olarak aslında bütün her yerde karşılaştığımız sorun Alevi toplumunun örgütsüz olması. Ama bu toplumla açıklanabilecek bir şey değil. Bu derneklerle ilgili… İşe erken başladık. Yeterince halka ulamamdık. Hala bu meseleden haber i olmayan alevi dernekleri var. Güzeltepe’de bir cem evi var ama kim açıyor bilinmiyor. Yeterince anlatamadığımız için. Sürece yeterince hâkim olamadık. Ama sonunu öyle veya böyle getireceğiz. Bizim sıkıntımız ABF olarak kendi içimizde netleşmemek. Yapılan toplantıda mesela şöyle bir durum meydana geldi. Sanki bu eylem yarın olacak ve bitecek. Sanki sadece tabela inince bitecek gibi bakılıyor. Gerçekten sürecin nereye gittiğiyle ilgili kimsenin fikri yok. Bu tartışılırken bir yandan da Buca’da kadın bir yöneticimizin önünü kesip “yakında buralarda barınamayacaksın” diyorlar. “Alevilerin kökünü kazıyacağız” diyip gidiyorlar. Dün Van’da din sınavında Ali İsmail Korkmaz’ı şıklara koyuyorlar. Değerlerimizle dalga geçiliyor. Tehdit ediliyor yöneticilerimiz. Hani tutuklanır demek yazık olur demek olmaz. Başka bir şeyi kastediyor. Yani sonuçta biz bu saldırılara karşı birlik olursak olur. Ama olmazsak sadece buraya değil her yere yaparlar bu cami-cem evlerini. Ama biz daha alevi dernekleri olarak bile hemfikir değiliz bu konuda. Yarın parasını bastırıp yapıyoruz deseler kimse karşı gelmeyecek, bunu destekleyen dernekler var. Örgütsüz bir toplumuz, alevi yol olarak da çabamız örgütlü hareket edebilmektir.

İG: Ekleyeceğiniz bir şey var mı?

: Son olarak biz bu durumun herkesi ulaşması gerektiğini düşünüyoruz. Bizim medya bu konuda pek iyi değil. Mesela sizin Direnişteyiz.org diye bir siteniz var burada binlerce kişiye ulaşabiliyorsunuz. Buralarda yer alması çözüm için etkili olur.

EY: Burada bir ölüm olmadıkça diğer basın buraya gelmiyor zaten. Bir belediye başkanı geldi, mühürledi. Hemen gazetelerde manşetler “alevi başkan cem evi mühürledi” diye. Bizim gücümüz yok, insanlara aktaramıyoruz.  Adamlar açıkça yalan söyleyerek haber yapıyorlar. Güzeltepe eskiden çok farklı yerdi, ben ufaktım. 1993’te okulun bahçesinde sel mağdurları toplanmıştı kaymakam gelmişti. Çevik kuvvet göndermişler. Kaymakamı insanlar linç edeceklerdi. Korktu hafriyat kamyonunun arkasına saklandı. Kovaladılar insanlar bunu. Böyle bir yerdi Güzeltepe. Ya mehter takımı yanlışlıkla Güzeltepe’ye giriş yapmışlar, bilinçli gelmiş olamazlar. Yolda fark etmiş insanlar. Okulun oradan bir otobüs döndü. Oradan bir uğultu geliyor. “Nedir bu” dedim baktım. Bir kalabalık gidiyor, önünde otobüs.

(gülüşmeler)

Oralardan bu noktaya geldi. 12 Eylül insanları sindirdi diyorlar. 68-78 arsında olsaydım keşke diyorum bazen, eylemlere katılsaydım. 80’e gelmeden bir kurşunla ölseydim diyorum. Emek harcıyorsun, hukuktan inançtan doğrudan bahsediyorsun, arkanı dönüp baktığında yalnızsın… Ama tabi ki bu yalnızlığı aşmak için de birlik olmamız lazım.

İG: Teşekkür ederiz.

 

Öğrenciler Meydan Okuyor… BURADAYIZ!

10361329_10152582714310345_6001672135449654492_n

 

İstanbul Üniversitesinde Okula asılan gençlik federasyonun pankartının Özel güvenlikler tarafından indirilmesinin ardından özel güvenlikle çıkan arbedede 3 oğrenci gözaltına alındı.

İstanbul üniversitesi öğrencileri Ögb’nin çetevari saldırganlığı ve polis saldırı ve göz altılarını protesto etmek amaçlı bir ozalit yapip Hergele meydanina asti

12
Butonları Göster
Gizle