İzmir marşı çalıntı mı, yoksa tarihsiz mi?

 

Kahramanlık destanları, marşlar bir halkın kurtuluş sürecini anlatan, insanları motive eden bestelerdir. Marşların en büyük özellikleri, halkların yarattığı mücadelelerin, direnişlerin sonucu olmasıdır. Sözler, yaşananların birikiminin sonucudur. Son dönemde özellikle kemalist çevreler tarafından büyük bir çoşkuyla söylenen bir marş var; İzmir Marşı!

Marş, Kurtuluş ordusunun İzmir’e girişi ve Yunan askerlerinin İzmir’den gönderilmesi ve İzmir’in kurtuluşu üzerine yazılmış ve çok çabuk hafıza da yer edinen sözleriyle bir çok kişi tarafından söylenmekte. Ancak sorun şu ki; marşın tarihi araştırıldığında, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında ki bir çok marş veya kahramanlık şarkısı gibi bir çok soru işareti de beraberinde ortaya çıkıyor.

Şöyle ki; İzmir marşının el yazması Orijinal notaları ortada yok. Çok basit bir şekilde net üzerinden araştırma yapılırsa, marşın notalarının 2007 yılında bulunduğu yazılmakta ancak bu da doğru değil. Marş 1994 yılında TRT’de yayınlanan ve kurtuluş savaşı sürecini anlatan Kurtuluş adlı dizi de Muammer Sun düzenlemesiyle yer aldı. Yani notalarının 2007 yılında bulunduğu gibi bir durum söz konusu değil.

Bazı kaynaklarda marşın 1923 yılında, alman bestekar Kurt Striegler tarafından bestelendiği yazılsa da, DR. Mete Soyutürk’ün kaleme aldığı bir yazıda bunun da doğru olmadığını anlıyoruz. Mete Soyutürk imzasıyla yayınlanan yazı da, Kurt Striegler’in aslında bu marşın bestesini 1914 yıllarında Almanya’nın 1. Dünya savaşı sırasındaki zaferlerine ithafen bestelemeye başladığı ancak Almanya’nın yenilgisi ile birlikte bestesini yarım bıraktığı belirtilmekte ve Türk Kurtuluş savaşı sonrası bestekâr’ın bu besteyi tamamlayıp, Atatürk’e ithaf ettiği eklenmektedir. Mete Soytürk’ün aktardığına göre besteye sözleri ise, o dönem Almanya’da yaşanan Türk burjuva aydını Mustafa Nermi Bey yazıyor, ancak ilk sözler ile şu an söylenen sözler aynı değil. Mustafa Nermi Bey’in yazdığı söylenen sözler şu şekilde;

Karanlıklar üzerinden çekilince

Ak bir tan müjdeledi ulu bir günü

Hür uyandın, arkanda kanlı bir gece

Gördün güzel İzmir kurtuluş gününü

Bir gün ki solmayan ışıklar önü

Marşın bu sözlerle 1923 yılında ilk olarak Almanya’da çalındığı da yazıda belirtiliyor. Yazara göre Alman bestekar bu besteye başladığında 28 yaşındaydı. Ancak Alman bestecinin hayatı araştırıldığında böyle bir besteye rastlanmıyor.

Öte taraftan İzmir marşı olarak bilinen bestenin aslında Kafkasya marşı olduğunu iddia eden bir kesim de var. Bu kesime göre marş aslında İzzettin Hümayi Elçioğlu adlı besteci tarafından Enver Paşa öncülüğünde savaşan askerler için yazılmış bir marş ve adı Kafkasya marşı. Ancak nedense bu besteninde Orijinal notaları, ilk ne zaman çalındığı, nerede çalındığına dair bir belge de gözükmüyor. Söylenen bestenin ne zaman yazıldığına dair net bir kayıtta ortada yok. Sözlerine bakıldığında bugün söylenen İzmir marşına çok fazla benzediği ortada olan Kafkasya marşının müziği de birebir aynı şekildedir.

Bunun yanında hem Kafkasya marşının hem de İzmir marşının Orijinal notaları ortada yok. 2007 yılında bulunduğu belirtilse de 1994 yılında bir dizi de kullanılmış olması bu iddiayı çürütüyor. Alman bir bestekâr tarafından yapıldığına dair iddia ise, Orijinal kayıtlarının olmaması ve bestecinin hayatında böyle bir bestesinden bahsedilmemesi durumundan dolayı çürütülüyor. Ki her ne kadar Türk kayıtlarında “Alman bestecinin kayıp bestesi” ifadesi kullanılmış olsa da, 1923 yılında ilk kez çalınan ve bir yıl içerisinde bir kaç yerde daha çalınan bir bestenin, bestecisi daha hayatta iken kaybolmuş olma ihtimali neredeyse imkansız olduğundan, bu iddia da kendi kendini çürütüyor. Kafkasya marşından çevrildiğine dair iddia ise muğlaklığını koruyor çünkü bu besteninde Orijinal kayıtları ortada yok. Ancak bazı yerlerde bestecinin bestesi “İzmir’in dağlarında çiçekler açar” olarak kaydedilmiş. Ne zaman bestelendiği bilinmiyor, ilk nerede çalındığına dair bir bilgi ya da eski kayıtları ortada yok. İzmir marşı olarak bilinen halinin bile çok eski kayıtları olsa da, Kafkasya marşının herhangi bir eski kayıdına rastlanmıyor. Bu da Kafkasya marşı olarak bilinen marşın daha eski olduğuna dair iddianın ciddiyetini gölgede bırakıyor.

Sözün kısası; son zamanlarda çok popüler hale gelen İzmir marşının tarihsel bir dayanağı yok. Yaratılmak istenen tarihin ise kendi içinde çok fazla boşluğu var ve bu boşluklar doldurulamıyor. Ancak bazı kesimlerin (özellikle islami ve sağ kesimlerin) iddia ettiği gibi Kafkasya marşından devşirme olduğuna dair bir ispatta ortada yok.

Tarih gerçeği her daim açığa çıkartır. Temelsiz hiçbir anlatıyı da barındırmaz içinde. Gün gelir, herşey ispatlanır.