HDK’den Seçim Sonrası Örgütlenme Çağrısı: “Biz’ler Halk Meclislerine”

Halkların Demokratik Kongresi pazar günü yaptığı Genel Meclis toplantısının sonuç bildirgesini yayınladı. HDK, seçim sonuçlarını “yeni yaşam” umudunun güçlenmesi anlamı taşıdığının altını çizdiği açıklamada, ” halklarımızın kalıcı barış ısrarını istismar eden AKP’ye hak ettiği cevabı vermiştir.” ifadeleri yer aldı.

hdk-meclis toplantı-20 haziran

HDK Eş Sözcüsü Sebahat Tuncel ve HDP İstanbul Milletvekili Beyza Üstün’ün de katıldığı toplantı sonrasında yayınlanan bildirgede, Diyarbakır’daki provakasyon girişimleri, Alevi evlerinin işaretlenmesine de dikkat çekildi.

Rojava’da Tel Abyad/Girê Spî’nin YPG/YPJ güçleri tarafından IŞİD çetelerinden temizlenerek özgürleşmesinin seçimlerin ardından ikinci büyük başarı olduğunu belirten HDK, yerel meclislere vurgu yapılarak: “Biz’ler Halk Meclislerine” yaklaşımıyla hayata geçireceğiz. Tabandan, yerel meclislerimizden çıkan taleplerin, aldığımızın kararların parlamentoda etkin bir şekilde seslendirilmesi için çalışacağız.” denilen açıklamada, “Sokağın, mahallenin, “biz”lerin söz ve karar sahibi olduğu, özgürlükçü bir “yeni yaşam”ı birlikte inşa edeceğiz.” denildi.

HDK Genel Meclisi Sonuç Bildirgesi tam metni şöyle:

HALKLARIN DEMOKRATİK KONGRESİ GENEL MECLİSİ
SONUÇ BİLDİRGESİ(21.06.2015)


Kritik bir dönemde parti olarak seçime giren HDP, yüzde 10 barajına, eşitsiz koşullara, saldırılara, bombalamalara, katliam girişimlerine rağmen 6 milyona yakın(5.847.134) oy alm
ıştır. Halkların Demokratik Kongresi’nin de bütün gövdesiyle içinde olduğu seçim çalışmalarının sonunda elde edilen başarıyla birlikte halklarımızın demokratik, eşitlikçi ve özgürlükçü bir “yeni yaşam” umudu güçlenmiştir. HDK’nin 2011 yılında başlattığı yürüyüş 7 Haziran seçimlerinde halklarımız nezdinde karşılık bulmuştur. HDK-HDP projesinde somutlaşan halklarımızın demokratik bir arada yaşam iradesi görünür bir başarı kazanmıştır.

Bu sonuçlar yalnızca Türkiye halklarının değil, barış, demokrasi, eşitlik ve özgürlük mücadelesi veren bütün Ortadoğu ve bölge halklarının da kazanımıdır. Bizler kazanımlarımızın, Suriye’de Rojava devriminin, Yunanistan’da Syriza’nın ve İspanya’da Podemos’un seçim başarılarının temsil ettiği kazanımlarla birlikte değerlendirilmesi gereken, halklar arasında kurulacak kardeşlik köprülerinin yapı taşları olduğunu biliyoruz.

Halklarımız, “Çözüm Süreci”ni donduran ve halklarımızın kalıcı barış ısrarını istismar eden AKP’ye hak ettiği cevabı vermiştir. İradesini çözüm sürecinin devamı, kalıcı barışın sağlanması ve ‘Büyük İnsanlık’ değerleri etrafında bir arada yaşamdan yana çok net bir biçimde koymuştur. Halklarımızın ortaya koyduğu bu iradenin omuzlarımıza nasıl bir sorumluluk yüklediğinin bilincinde olduğumuzu bir kez daha ifade etme gereği duyuyoruz.

Halkların, inançların, işçilerin, emekçilerin, kadınların, gençlerin, LGBTİ bireylerin, ekoloji mücadelesi verenlerin bir ortak umudu büyütmek için yanyana gelmesinin bu düzenin devamında çıkarı olanları korkuttuğunu biliyoruz. Seçimlerin hemen ardından Diyarbakır’da insanlarımızın 90’lı yıllardakine benzer yöntemlerle öldürüldüğü provokasyon girişimi bunun bir göstergesi olarak yaşanmıştır. Yine aynı şekilde İzmit Tavşanlıtepe’de Alevi halkımızın evlerine çarpı işareti atılması da Halkların eşitlik, özgürlük ideali etrafında ortaklaşmasından duyulan korkunun bir yansıması olarak okunmalıdır.

Meclis ve yeni kurulacak hükümet de halklarımızın bu iradesine saygı göstermeli, bu iradenin işaret ettiği politikaları hayata geçirmelidir. Türkiye’nin çok kimlikli, çok kültürlü, çok dilli, çok inançlı sosyal yapısını temel alan, emekten, emekçiden yana, demokratik, özgürlükçü, eşitlikçi, sosyal ve ekolojik bir anayasayı hızla hazırlamaya başlamalı, yol temizliği anlamında tüm anti demokratik yasaların bir an evvel kaldırılması sağlamalıdır. Kürt sorunun demokratik ve barışçıl çözümü için gerekli adımlar hızla atılmalıdır.

Bütün kritik zamanlarda ‘barışta ısrar’ eden, gerçekleştirdiği öneri ve yaptığı çağrılarla ‘çözüm süreci’ne yol gösteren Sayın Öcalan’a uygulanan tecride bir an önce son verilmeli ve görüşmeler başlatılmalıdır.Sürecin ilerlemesi için tecridin kaldırılması ve gerekli somut adımların hızla hayata geçirilmesi çağrımızı buradan bir kez daha yineliyoruz.

Şüphesiz ki Rojava’da Tel Abyad/Girê Spî’nin YPG/YPJ güçleri tarafından IŞİD çetelerinden temizlenerek özgürleştirilmesi de halklarımızın ikinci büyük başarısı olmuştur. Bu başarı Türkiye halklarının geleceği açısından da yeni bir umut yaratmıştır. Rojava’daki iki kantonun birleşmesini, Ortadoğu’da halkların kardeşliğinin kuruluş adımlarından biri olarak selamlıyoruz.

Bizler biliyoruz ki, HDP’nin seçim başarısıyla bütün bu değerleri temel alan ‘Yeni Yaşam’ın kapısı aralanmıştır. Şimdi bu kapıyı sonuna kadar açmak, bu kapıdan halkların demokratik iktidarına kadar gidecek yolu inşa etmek, bu inşa sürecinde tüm demokrasi, barış ve emek güçlerinin birliğini ve beraberliğini geliştirmek zamanıdır. Seçim sürecinde bu yolu bizlerle yan yana omuz omuza yürüyen tüm dostlarımıza/tüm demokrasi güçlerine yeni dönemde bu mücadeleyi daha kenetlenmiş şekilde ve kesinlikle hep birlikte yükseltmek istediğimizi, bu birlikteliği büyütmek için çaba göstereceğimizi bir kez daha ifade ediyoruz.

Gelinen aşamada Halkların Demokratik Kongresi olarak şimdi öncelikli görevimiz, Kongremizin temel yapı taşları olan meclislerimizi yeniden oluşturmak, oluşturulan meclisleri güçlendirmektir. Bu temelde, bir yandan il-ilçe meclislerimizi yeniden kurarken, diğer yandan bu çalışmalarımızı semt/mahalle düzeyine kadar indirecek, toplumsal genişlememizi en yerelde tüm emek, barış ve demokrasi güçleri ile yeniden inşa edeceğiz.

Seçim dönemindeki “Biz’ler Meclise” sloganımızı yeni dönemde “Biz’ler Halk Meclislerine” yaklaşımıyla hayata geçireceğiz. Tabandan, yerel meclislerimizden çıkan taleplerin, aldığımızın kararların parlamentoda etkin bir şekilde seslendirilmesi için çalışacağız. Sokağın, mahallenin, “biz”lerin söz ve karar sahibi olduğu, özgürlükçü bir “yeni yaşam”ı birlikte inşa edeceğiz.
HALKLARIN DEMOKRATİK KONGRESİ GENEL MECLİSİ