Diyarbakır Takıları (L. Doğan Tılıç – BirGün)

Erdoğan, Barzani, Şivan ve İbo’nun katılımıyla gerçekleşen düğün dernek “yeni” bir gündem yarattı. “Dağdakiler inecek, cezaevleri boşalacak” mı? Genel af olacak mı? Bir yanda KCK’lilerin diğer yanda da Ergenekon, Balyoz sanıklarının serbest kalacak mı?

Başbakan’ın ilk kez “Kürdistan” demesi, 11 yıllık iktidarında ilk kez BDP’li bir belediyeyi ziyaret etmesi, Diyarbakır meydanında Barzani’nin daha önce hayal bile edemeyeceği şekilde Kürtçe nutuk atması, gönüllerde taht kurmuş Şivan ve Ahmet Kaya’nın varlıkları ve yokluklarıyla onurlandırılmaları, “tarihi” bir yeni döneme mi işaret ediyor? Artık hiçbir şey eskisi gibi olmadığı ve yeni bir Türkiye mi var?

Bir süre bunları konuşacağız. İktidarın dümen suyunda seyreden medya sayesinde “Barış” diye sesleneceğiz Diyarbakır’a bakarak; İstanbul’da, ODTÜ’de gazla suyla “protestocu” kovalanır, bacak kırılırken…

Kabul edelim, günü kurtarma siyaseti ve Başbakan açısından “başarı” bu! Kısa vadeli getirisi ortada: Kızlı-erkekli evler tartışması, Adana’nın valisi, dershaneler üzerinden yaşanan AKP-Cemaat itişmesi, Arınç çatlağı, “barış süreci”nin tıkanmışlığı biraz kenarda duracak. Kenara konulacak…

Diyarbakır’daki düğün dernek sayesinde, Başbakan başını Barzani’nin ve Şivan’ın omuzlarına basarak boğulmakta olduğu gündemin içinden yukarı çıkardı. Seçimde BDP karşısında sahaya sürebileceği önemli bir kartı devreye soktu. BDP’de bir çatlak yarattı. BDP’lilerle konuşurken Öcalan demiş olsa da, Barzani’nin kitleye seslenirken Öcalan’dan ve orada konuşmasını mümkün kılan mücadeleden tek kelime söz etmeden kendisini “büyük lider” ilan etmesini sağladı. Dağda çocukları olanlarının yüreğine seslenip, isim vermeden PKK ve BDP’ye yüklenerek, ortalama Kürt vatandaş ile onlar arasına bir kama soktu. Militanca bir siyasi yapıda yer almayan Kürt vatandaşların yüreğini titretecek sembolleri havada uçuşturdu. Daha ne istesin!

“Diyarbakır, düğün dernek!” yazımda “Bu görkemli adımın hangi evde yapılan hesabı, hangi çarşıya ne kadar uyduracağı ileride belli olacak” demiştim.

Her düğünde, bir taraftan masrafların bir taraftan da gelecek takıların hesabı yapılır. Zenginler çok masraflı düğünlerinden takılar sayesinde kazançlı da çıkar. Yoksul, ayağını yorganına göre uzatır zaten, düğünü mütevazı olur. Olduğundan zengin görünmek isteyen gösteriş meraklılarının düğünlerini, ilk günler geçip de gerçek muhasebe ortaya çıktığında bir matem havası sarar. Harcanan çok, gelen azdır!

Barzani, 5 bavul dolusu altınla gelip torbayla takı dağıtmış! Sonuçta, PYD/PKK çizgisine karşı bir Barzani-Erdogan ittifakı gerçekleştiği için iki taraf da mutludur şimdi.

Davul zurna sesleri kesilince görülecek ki, barış sürecinin mürüvvetle sonuçlanması için konuşulması gereken BDP/PKK’dir, Barzani değil.

Görülecek ki, Rojava’da bugünlere Batılı güçlere, Barzani ve Erdoğan’a rağmen gelindi. Bundan böyle de onlarsız ilerleyebilir PYD. O arada ortaya çıkacak enkazın altında kalan da Barzani ve Şivan’ın Kürtler arasındaki itibarı olacaktır.

Şimdilik, görünen takılarla avunuyoruz. Düğünün orta ve uzun vadeli bedelini hesaba katmadan…

Öcalan ve Kandil “bizsiz düğün olmaz” demeyecek mi? Kürtler bir kritik yerel seçimde sırf sözlere bakarak oy verecek mi? Rojava, Barzani ve Erdoğan karşı diye hedeflerinden vazgeçecek mi?

Geçen yazıyı, “Diyarbakır düğün dernek şimdi… Her kafada ayrı bir hesap! Ama Rojava’dan Erbil’e kadar Diyarbakır’a bakan milyonlarca da yürek… O yürekleri kim titretecek, hafta sonundan sonra kim gülecek kim oynayacak, zamanla görülecek!” diye bitirmiştim.

Hele düğün yeri toparlansın biraz, takılar ve masrafın tam muhasebesi çıksın bir. Kimin hesabının ne kadar tuttuğu o zaman netleşir!