[email protected]

Germinal’den Somaya Bir Testi Su… – Bedros Dağlıyan

Elleriyle kapadığı yüzünden gözüken ter ve kömür isinden kararmış saçları, temiz ve emeğiyle çalışan bir alnın temizliğini haykırıyordu… Ona sarılmış eşi, bembeyaz çiçekli elbisesi içinde saf bir nazenin gibi titriyordu… “Kurtaramadım! Kimseyi kurtaramadım” diye öfke nöbetiy...

24 Nisan 1915 Diyarbakır – Bedros Dağlıyan

Ksenefon’un on binlerin savaşını anlatması gibi dizine başımı koyduğumda saçımı okşarken anlatırdı yayam, Ermenilerin şehrini ve tehcirini. Yıllar var ki memleketinden uzak gurbet kuşuyum; yaban ellerde tedirgin uçarım… Nasıl bir sevgi ve nasıl bir özlemdir, ben bilirim...

Hayat Ben Seni Yenerim… – Bedros Dağlıyan

Hiç yalnızlığın o büyülü dünyasına, sizi hızla içine çeken girdabına girmek istediniz mi? Hani dip sarhoşluğuna benzeyen ve artık ölümün kardeşi olduğunuz anlara… Sizi bilmem ama ben hep istedim. Hatta bu durumdan yani yalnızlıktan hoşlandığımı söylemeliyim. Şimdi diyeceksiniz ki...

Yitik Kuşlar ”Masalı” – Bedros Dağlıyan

Hepimiz gerçeğin masal diye anlatıldığı hikâyelerle büyüdük. Bazen öyle olurdu ki o masalın büyüsüne kapılır giderdik. Kimi zamanda masalın en güzel yerinde yayamızın kollarında uyuya kalır; güzel zamanları rüyalarımıza katardık… Dedelerimizin ve yayalarımızın hazin hikâyeler...

Surp Giragos’un Ahı Vardır- Bedros Dağlıyan

Lise son sınıftayım. Birkaç dersten de ikmale kalmışım. Tembellikten değil  hem çalışıp hem okumaktan dolayı çalışmaya fırsat bulamamaktan… “Çalışır geçerim be “ dedim anneme… Annem bu “aman oğlum çalış” Sonra da devam etti “çalış ki bizi rüsva etmeyesin” O yaz bütün sayıl...
Butonları Göster
Gizle