AKA-DER: Düzen Partilerinin Hepsi Pisliğe Bulaşmıştır

AKA-DER, hükümete bağlı bakanların oğullarının ve inşaat şirketlerinden işadamlarının yolsuzluk gerekçesiyle gözaltına alınmalarına dair, “Bunun sadece AKP ile sınırlı olmadığını tüm düzen partilerinin aynı pisliğin içinde olduğunu biliyoruz.” dedi.

“Bu aşağılık asalakların bizden çaldıklarını geri almak için yan yana gelmeli sokaklara çıkmalıyız. Kendi özgücümüze, mücadelemize dayanmayan hiçbir kazanım kalıcı olmayacaktır.” denilerek, “Bu pisliği ancak ve ancak sosyalist devrim temizler. Sosyalizm bir gerçektir ve bu gerçek için örgütlenmeliyiz.” çağrısı yapıldı.

AKA-DER Genel Merkez’in yaptığı açıklama şu şekilde:

BU PİSLİĞİ, DEVRİM VE SOSYALİZM TEMİZLER

Sabah saatlerinde gündeme düşen büyük yolsuzluk operasyonları bize 1990’lı yılları hatırlattı. CHP’nin belediyeler aracılığıyla yaptığı yolsuzluk operasyonları boy boy gazetelerde yer almış, hemen sonrasında da AKP hükümetinin iktidarının yolu açılmıştı.

Bu günlerde yeni bir yolsuzluk operasyonuyla karşı karşıyayız. AKP’li bakanların çocukları, bürokratlar, işadamları ve bakan danışmanları dâhil olmak üzere 37 kişi gözaltında. Bu gözaltılar mahkûmiyetle sonuçlanır mı bilinmez ama pisliklerinin ortaya dökülmesi anlamında, bizim yıllardır söylediklerimiz kanıtlanması anlamında önemli ve değerli verilerle doludur.

Yıllardır ülkenin devrimcileri olarak ifade ettik ve etmeye devam edeceğiz; bu devlet burjuvazinin ortak çıkarlarını savunan bir suç ve katliam şebekesidir. Düzen partilerinin hepsi pisliğe bulaşmıştır

TOKİ eliyle inşaat sektöründe arsa kapatan ve illegal yollarla sit alanlarını imara açan AKP’li Belediye Başkanları’nı tanıyoruz.

Ali Ağaoğlu’nun çeteleriyle yoksul mahallelere saldırıp insanları evlerinden ettiğini, Hasan Ferit Gedik’i katledenin bu çeteler olduğunu biliyoruz. Meclis koridorlarının birer ihale komisyonu gibi çalıştığını, bakanların ve milletvekillerinin her türlü ihaleden milyonlarca lira komisyon aldığını biliyoruz. Üzerimize sıktıkları biber gazlarını bile ithal ederken emniyette rüşvetler döndüğünü biliyoruz. Pos cihazlarını yazarkasaya çeviren AKP’li milletvekillerinin aynı zamanda Çin’den getirdikleri bu yazarkasalardan milyonları götürdüklerini biliyoruz

Metro, AOÇ, ODTÜ yolu ihalesi, doğalgaz sayaç ihalelerinden tutun park ve bahçelerin sulama ihalelerine kadar Melih Gökçek’in ve diğer AKP’li Belediye Başkanları’nın milyonlar kazandığını biliyoruz. Bunun sadece AKP ile sınırlı olmadığını tüm düzen partilerinin aynı pisliğin içinde olduğunu biliyoruz.

DEMOKRASİNİZ DİKTATÖRLÜK, EKONOMİNİZ TALAN VE KÖLELİKTİR. YİYİN EFENDİLER YİYİN, GELECEĞİNİZ ÇÖPLÜKTÜR!

Taksim Direnişi esnasında “çocuklarına sahip çıksınlar” diyen İçişleri Bakanı’nın oğlunun hangi ihalelerden babasının adıyla komisyon aldığını da biliyoruz.

ODTÜ’de direnen öğrenci kardeşlerimize “ODTÜ komünist yetiştiriyor, çocuklarınıza sahip çıkın, ODTÜ’ye yollamayın” diyen Zafer Çağlayan’nın oğlunun rüşvetle iş bitirdiğini biliyoruz.

Taksim Direnişimiz esnasında penguen belgeseli gösteren medyanın, bu pisliklerin yaptıklarını kapatmaya çalışacaklarını da biliyoruz. Çocuklarımızın üstüne biber gazı ile saldırıp katleden bu devleti yönetenlerin çocuklarının pisliklerini gizleyeceklerine eminiz.

AMA GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANMIYOR.

Bizler Taksim Direnişi ve sonrasında mahkemelere çıkarken gülüyorduk. Çünkü halklarımızı ve ülkemizi karşılıksız seviyoruz. Bu devleti yönetenler ve onların çocukları ABD doları ve ihale komisyonlarına tapıyor ve onun için Bakan, Milletvekili oluyorlar. Her türlü fesat, fitne ve hırsızlık yapmalarını doğal karşılıyoruz. Çünkü onlar halka düşman, işçilere düşman, ülkemize düşmanlar. Onların tek değerleri ABD dolarıdır. Para için satmayacakları hiç bir şeyleri yoktur. Yıllarca Fetullah ve cemaati ile birlikte yapılan bu talan çıkarları çatışınca ortaya çıkmış ve anlaşılmıştır ki, Cemaati, AKP’si, MHP’si, CHP’si hepsi aynı oyunun oyuncusudur. Hepsi aynı efendinin yani ABD’nin kuklasıdır.

Şimdi bunca gerçek ortaya dökülmüşken önümüze yeni bir alternatif sunacakları kesin gibidir. Alternatifimiz düzen partilerinin bize dayattığı adaylar değil. Kendi dizayn ettikleri sandıktan halkın yararına bir şey çıkmıyor. Çıkanı da cezaevinde tutuklu kalıyor. Mahkemelerle yıldırılmaya çalışılıyor. Bu nedenle örgütlenmek zorundayız. Bu pisliği ancak ve ancak sosyalist devrim temizler. Sosyalizm bir gerçektir ve bu gerçek için örgütlenmeliyiz. Bu aşağılık asalakların bizden çaldıklarını geri almak için yan yana gelmeli sokaklara çıkmalıyız. Kendi özgücümüze, mücadelemize dayanmayan hiçbir kazanım kalıcı olmayacaktır.

Ya sosyalizm Ya Ölüm!

AKA-DER

ANADOLU KÜLTÜR VE ARAŞTIRMA DERNEĞİ